Kış Gelmeden Çatınızda Yapmanız Gereken 7 Kontrol
Yarımadada çatı akmalarının çoğu ilk sağanakla ortaya çıkar. Sonbaharda 30 dakikanızı ayırarak yapabileceğiniz yedi kontrolle kış sürprizlerini önleyin.
Kısaca
- Çatı kontrolünü ilk yağmurlardan önce, Eylül–Kasım arasında yapın.
- Oluk ve iniş borularındaki tıkanıklık, çatı akmalarının en sık ve en ucuz çözülen nedenidir.
- Baca ve duvar birleşimleri, en çok sızıntı gördüğümüz noktalardır.
- Çatıya güvenlik ekipmanı olmadan çıkmayın; yerden dürbün ya da fotoğrafla da çok şey görülebilir.
Her yıl ilk ciddi yağmurla birlikte telefonlarımız aynı cümleyle çalmaya başlar: “Tavandan su damlıyor.” Oysa bu aramaların önemli bir kısmı, sonbaharda yapılacak basit bir kontrolle önlenebilir. Aşağıdaki yedi maddeyi, çoğunu yerden ya da pencereden yapabileceğiniz şekilde sıraladık.
1. Oluk ve iniş borularını temizleyin
Yaz boyunca biriken yaprak, toz ve kuş yuvaları olukları tıkar. Tıkalı oluktan taşan su saçak altından duvara akar, cephede leke ve iç duvarlarda rutubet oluşturur. Yılda en az bir kez, çevrenizde çam ve zeytin ağacı varsa iki kez temizlik öneriyoruz. İniş borularının alt ucundan su verilerek akışın serbest olup olmadığını kontrol edin.
2. Kayan ya da kırık kiremitlere bakın
Yerden ya da karşı binadan bakıldığında çatı yüzeyinde sıra dışı duran, rengi farklı ya da yerinden oynamış kiremitler fark edilebilir. Yarımadanın poyrazı özellikle saçak ve mahya kiremitlerini yerinden oynatır. Telefonunuzun kamerasıyla yakınlaştırarak fotoğraf çekmek, ustanızın ön değerlendirme yapması için de çok işe yarar.
3. Baca ve duvar birleşimlerini kontrol edin
Bacanın çatıdan çıktığı nokta ve çatının duvara dayandığı birleşimler, sahada en sık sızıntı gördüğümüz yerlerdir. Bu noktalardaki kurşun ya da alüminyum bantlar zamanla yorulur, derzler çatlar. Burada küçük bir çatlak bile kış boyunca ciddi miktarda su alabilir.
4. Yosun ve likenleri ihmal etmeyin
Kuzeye bakan çatı yüzeylerinde biriken yosun, kiremitin sürekli nemli kalmasına neden olur. Kışın donma-çözünme döngüsüyle birleştiğinde kiremit yüzeyi pul pul dökülmeye başlar. Yosunlu yüzeyler basınçlı suyla değil, kiremite zarar vermeyen yöntemlerle temizlenmelidir.
5. Çatı arasına bir göz atın
Çatı arasına erişiminiz varsa gündüz saatlerinde ışıkları kapatıp çıkın. Kiremitler arasından içeri sızan gün ışığı, su alabilecek boşlukları gösterir. Ahşap kirişlerde koyu lekeler, küf ya da yumuşamış bölgeler varsa geçmişte su aldığını gösterir.
6. İç tavanlarda eski lekeleri işaretleyin
Üst kat tavanlarında sarı-kahverengi halkalar, geçmişte su geldiğinin işaretidir. Bu lekelerin fotoğrafını çekip tarih not edin. İlk yağmurdan sonra büyüyüp büyümediğini karşılaştırmak, sorunun aktif olup olmadığını anlamanın en kolay yoludur.
7. Güvenliği ihmal etmeyin
Islak, yosunlu ya da eğimli bir çatı son derece kaygandır. Emniyet kemeri ve uygun ayakkabı olmadan çatıya çıkmayın; özellikle iki katı aşan binalarda bu işi mutlaka profesyonellere bırakın. Kontrolün büyük kısmı yerden ve çatı arasından yapılabilir.
Ne zaman profesyonel çağırmalı?
Birden fazla kayık kiremit, baca dibinde açılmış derz, çatı arasında ıslak ahşap ya da büyüyen tavan lekesi gördüyseniz bir keşif planlamanızı öneririz. Sorunun erken aşamada noktasal onarımla çözülmesi, kış ortasında acil müdahaleden hem daha ucuz hem daha kalıcıdır.